Bu yazımda, belki de egosu tavan yapmış birinden bahsediyor olabilirim. Eğer böyle bir izlenim yarattıysam, özür dilerim. Ancak, artık bazı şeyleri yazmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Çünkü mütevazı olmak, insanların size çamur atmasını ve sizi küçük görmesini engellemiyor. Aksine bu durum, bazıları için bir marifet haline geliyor.
43 yaşındayım ve 23 yıldır medya sektöründeyim. Gazetecilikten gelen biriyim ve bu 23 yıla, 24 ödül, sayısız plaket ve teşekkür belgesi sığdırdım. Birçok derneğe gönüllü basın danışmanlığı yaptım. Ünlü isimlere, kurumlara, firmalara ve siyasetçilere basın danışmanlığı ve menajerlik hizmeti verdim. Yardım konserleri ve etkinlikleri düzenledim, tek bir kuruş almadan. İnsanlara ve tüm canlılara destek olmayı seviyorum.
Bu sektörde hep ahlaklı kalmaya çalıştım. Gazetecilik yaptığım dönemde de bu böyleydi. Bu kokuşmuşluğun arasında hep ahlaklı, efendi, mütevazı ve saygılı kaldığımı düşünüyorum. En azından bana geri dönüşler, başkalarından duyduklarım ve kulağıma gelenler böyle. Tabii ki arkamdan konuşulan mesnetsiz laflar da var. Ne yazık ki bizim sektörde ve bu ülkede arkadan konuşma sanatını ve dedikodu üretme faaliyetlerini çok iyi yapıyorlar. Medya sektöründe insanlar birbirinin paçasını çekmeyi seviyor. Fakat bu sadece konuşma olarak kalıyor ve daha ileriye gidemiyor. Ben de bunu, başarımı çekemeyenlerin algı operasyonları olarak değerlendirip geçiyorum.
En zirveyi de gördüm, en dibi de. En ünlüsüyle de çalıştım, en ünsüzüyle de. Çevremde bir sürü güzel kadın, manken, model, şarkıcı, oyuncu vb. vardı ve hala var. Ancak hiçbirine yanlış ve kötü gözle bakmadım. Sadece işimi yaptım ve yapıyorum. İşte bu yüzden de bu sektörde çok sevildim. Ne yazık ki bizim sektörde kadınları yatağa atmaya çalışmak moda gibi bir şey. Çok şükür ki kimseye bir yanlışım olmadı, çünkü ben iş ahlakı olarak da, aile terbiyesi olarak da böyle yetiştirilmedim.
Ben yaptığım işi severek yapıyorum. Ben yaptığım işi 4/4’lük yapmaya çalışıyorum. Arkamdan konuşulan iyi ya da kötü söylemleri sağ ve sol cebimde saklıyorum! Bundan sonra da işimi aynı tempoda, aynı düzende ve aynı şevkle yapmaya devam edeceğim.
Bu yazıyı yazarken, aslında kendimi ifade etmenin ötesinde, bir mesaj vermek istedim. Medya sektöründe ahlaklı ve dürüst kalmak, her zaman kolay olmuyor. Ancak, bu zorluklara rağmen, doğru olanı yapmak ve insanlara saygı duymak, benim için her zaman ön planda oldu. Bu yüzden, her ne olursa olsun bu ilkelerden vazgeçmeyeceğim.
Eğer bu yazı, birilerine ilham verir veya onları düşündürürse ne mutlu bana. Çünkü ben yaptığım işin sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğuna inanıyorum. Ve bu sorumluluğu her zaman en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağım.
İyi kalın, mutlu kalın hoşçakalın..